07 Mart 2013

Gıda Ambalajlarının Üzerindeki Besin etiketi Bize Hangi Bilgileri Sağlar?

 

- O gıdanın bileşimine giren bileşenlerin listesi,

- Alerjen bileşenler listesi,

- Gıdanın net miktarı,

- Son tüketim tarihi,

- Varsa özel saklama veya kullanım koşulları, 

- Üreticinin, ambalajlayıcının veya dağıtıcının adı veya ticari unvanı ve adresi,

- Menşe ülke gibi bilgiler yer alır.

Tüketicinin ambalajlı gıdanın etiketinde en fazla dikkat ettiği bölüm “içindekiler “ ve “son kullanma” tarihidir. Ancak yapılan araştırmalar, bu bilgiye bile bakan tüketici sayısının oldukça az olduğunu göstermektedir. Oysa ambalajlı gıdaların üzerinde yer alan “besin etiketi” o gıdanın besleyici değeri ile ilgili önemli bilgiyi vermenin yanı sıra diyabet, hipertansiyon gibi hastalıkları olan tüketicilere de yol göstermektedir. 29 Aralık 2011 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan “Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliği”ne göre ambalaj üzerinde yer alan besin etiketi formatı yeniden düzenlenmiştir. Ancak besin etiketinin ambalaj üzerinde yer alması zorunlu değil isteğe bağlı bir uygulamadır. Bununla birlikte gıda üreticileri arasındaki rekabet ve tüketicinin talebi, besin etiketinin ambalaj üzerinde yer almasını teşvik edici güç olarak görülmektedir. Gıda üreticileri ambalaj stoklarına bağlı olarak kademeli bir şekilde yeni besin etiketi formatını uygulamaya koymaktadır. Peki, besin etiketini nasıl okumalıyız? Bunu bir örnekle açıklamak istiyorum.

Yukarıda yer alan yeni formatı incelediğimizde “enerji”, “şeker”, “toplam yağ”, “doymuş yağ” ve “tuz” simgeleri ile bunlara ilişkin bazı rakamların yer aldığı görülmektedir. Görüldüğü gibi gıdanın protein miktarı, vitamin miktarı gibi bilgilere yer verilmemiştir. Çünkü buradaki yaklaşım sağlığı olumsuz etkileyecek bileşenlerin gıdadaki miktarı hakkında tüketiciye bilgi vermektir. Toplam yağ ve doymuş yağ içeriği yüksek bir gıda, hem kilo almaya hem de kalp damar hastalıklarına zemin hazırlayacaktır. Enerjisi ve şeker miktarı yüksek olan gıda obeziteye, insülin direncine ve diyabete neden olabilecektir. Tuz içeriği yüksek bir gıda ise hipertansiyon ve buna bağlı hastalıklar için bir sorun oluşturacaktır. Etiketi incelemeye devam ettiğimizde bu gıdanın bir porsiyonunun (125 g) 64 kcal enerji, 8,5 g şeker (basit şekerler) 1,3 g yağ, 0,9 g doymuş yağ ve 0,1 g tuz sağladığı görülmektedir. Ancak bu miktarlar iyi midir, kötü müdür? Bu gıdayı tüketmekle beslenme açısından ne gibi bir fayda sağlandı? Tüm bu soruların yanıtları yine besin etiketi üzerinde yer almaktadır. Besin etiketindeki her bir simgede rakamların altında % ile verilmiş bazı sayılar yer almaktadır. Bu değerler, bu gıdanın 1 porsiyonunun yendiğinde bu bileşenlerin (enerji, şeker, toplam yağ, doymuş yağ ve tuz) günlük alım miktarlarının (bu bileşenler için bu değerler üst sınırlardır) yüzde kaçının alındığını gösteren sayılardır.

Bu bilgiye göre besin etiketini okuduğumuzda, bu gıda yendiğinde günlük enerji gereksiniminin % 3’ünün, şekerin %9’unun, toplam yağın %2’sinin, doymuş yağın %5’inin ve tuzun %2’sinin sağlandığı görülmektedir. Bir günlük beslenme modelinde bu değerler % 100’ü aştığında, doğru beslenmediğiniz ve hipertansiyon, obezite, diyabet gibi hastalıklara doğru yelken açtığınızı söylemek yanlış olmayacaktır.

Sonuç olarak besin etiketini okumayı öğrenmek sağlıklı beslenme için en önemli ve vazgeçilmez bir adımdır.

Sağlıklı günler dileğiyle...

Prof Dr. Sibel Karakaya

Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi

Gıda Mühendisliği Bölümü

Beslenme Bilim Dalı Başkanı